

Yürü Kanka Travis Geliyor
Travis kim? Ünlü rapçı Travis Scott, sokaktaki işsizin, yoksulun, dışlanmışın, muğlak butlanmışın sesi. Yürü kanka, gidiyoruz. Abboooovvv… o da ne? Bilet 80 bin. 80.000… sek sek sekks … affedersin bin. Yahu arkadaş bu rap müziği, 70'lerde ekonomik olarak dibi boylamış sokaktaki gençlerin hip hop kültürü olarak doğurdukları, isyanın, başkaldırının sesi değil miydi? Eee… nedir bu 80 bin? Dur ama dur… iş tam öyle değil, normal bilet 40 bin (ucuz yani), lakin sahne arkasından


İsrail Sazanı
1990’ların başıydı, bir balık peydahlandı köyün gölünde. Bildik de bir şey değil. İnsan avucundan hallice, gümüşi renkli bir şey. Yenir mi, yutulur mu? Diye düşünürken, her yeri kapladı şerefsiz. Nereye ağ atsan bu mendebur çıkıyor. Yenmiyor da safi kılçık. Köyün ihtiyarları toplandı, yarısı “Koministler salmıştır” dedi. Diğer yarısı “CIA’nın işi” dedi. Şefik dede olaya müdahale etti “İsrail’den getirip, gece vakti kova kova salmışlardır” dedi de, ahali nefes aldı. Nerede


Ben demiştim ama, mesele tohum değildi
“Ben demiştim” demekten haz duyan biri değilim.Ama bazı şeyleri insan gerçekten önceden görüyor. 2016 yılında bir yazı yazmıştım. Başlığı kabaca şuydu: Bayer, Monsanto’yu neden aldı? O günlerde birçok kişi meseleye bildik akılla baktı. “Tohum şirketi alıyorlar”, “tarımda büyümek istiyorlar”, “pazar payı”, “sinerji”, “verimlilik”, o malum kurumsal masallar, bıy bıy bıy... Ben o gün başka bir şey görmüştüm. Mesele yalnızca gıda değildi. Mesele tohum da değildi. Mesele, gıdanın


Her Şey Olmaya Çalışırken Hiçbir Şey Olamamak Üzerine
Bir ince dilim (200 gr) beyaz peynir alayım dedim, 385 lira imiş. Niye ki? "Gurme bu" dedi satıcı. Gurrrr...! Gurme dürümcü var. Bak, abartmıyorum, gerçekten var. Lahmacuna Adana dürüyor. Böyle bir devirdeyiz. Gurrrr...! Memleket değer değirmeni gibi. Bir kelime, bir kavram, bir ürün piyasaya düşmeye görsün. Değirmenin taşları dönüyor... gurrr gurrr... Ne kadar değerli olursa olsun, köpürtüle köpürtüle şişiriliyor, içi boşalıyor. Artık "gurme" bir emeğin ürünü değil. Bir mutf


Tarımsal üretimde batıyor muyuz?
2025 Güncellemesi Sistemik Körlük Uyarısı: Analiz Metodolojisinin Kritiği ve Simülasyon Önce şurada anlaşalım, bu tarımsal üretim meselesi, lineer nedensellik ile anlaşılamaz. Yani: Mercimek neden bitti? Çünkü 1993'te destekler kesildi. Doğru ama neden sadece bu değil ki. Kırmızı et neden bu kadar pahalandı? Çünkü üretim düştü . Doğru ama yine neden sadece bu değil. Buğdayı neden ithal ediyoruz? Çünkü ihtiyacımızı karşılamıyor... gibi. Her bir sonucun ardında onlarca başka


Şişe şişe evrimleşen insanlığımızın bitmek bilmeyen karanlığı
18 Kasım 2025 günü bir haber çıktı basında, Şanlıurfa'nın Bozova ilçesinde marangoz atölyesinde çalışan bir çırağı (Muhammed K.), aynı atölyedeki çalışan bir kalfa ve arkadaşı ellerini bağlayarak, yüksek basınçlı kompresör ile makattan hava vererek şişirmişler ve 15 yaşındaki Muhammed sizlere ömür... İhtimal ki eğleniyorlardı. İçimden dedim ki, "İnsan evrimleşmiyor da içimizdeki şiddeti meşrulaştırma / üstünü örtme biçimlerimiz çeşitleniyor". Sanki içeride bir yerde, milyonla


Altın Hela Amerika
New York’da Guggenheim Müzesi’ni geziyorsun, bağırsaklar gurul gurul ötmeye başladı affedersin, çok sıkıştın, çok ama çok… Öyle böyle değil, bıraksan maazallah müze yeni eser kazanacak. Koştun tuvalete, bir elin düğmelerde, bir el kapıda… açtın kapıyı, ohhh…! O da ne? Tuvalet som altın, 18 ayar. Sifonu, kapağı, musluğu, içi dışı, her yeri altın. Adı da Amerika. Pantolon dizlerde, karşında altın hela, düşünüyorsun, “Altıma mı yapsam?” Amerika’nın içine sıçmak! Olacak iş mi?


Ey Ahali, Duyduk Duymadık Deme: Su bitti …!
fotoğraf: Doğa Derneği Yıllar öncesi Kastamonu’da bir Çevre Günü kutlamasında konuşmacıyım, “Yakında suyumuz bitecek” dedim, demez...


Boncuk Meselesi
Tut ki öldün. “O nasıl söz?” Olacak iş değil de, şu ‘tut ki’ aleminde oluyor bazen. Ölüyor insan. Kültür, inanç ne olursa olsun,...


Yıl 2100, halimiz nicedir ...?
(Başlarken bir not: 2016 yılında yazılmış olan bu yazı, 2023 yılı Ekim ayında minik güncellemelerden geçti) Bu günkü laklak aleminin göbek taşına “Dünya, nereye gidiyorsun?” sorusunu yapıştırdık. Keseyi kapan gelsin, terleyeceğiz biraz. 2100 yılında halimiz nicedir eyy Deli Dumrul? İnsanlar ne yiyip, ne içecekler? Dünya kaç kişi olacak? Yine uzun bir yazı. Yine aşk, yine heyecan, yine gözyaşı… Ya Rabbi, sen bizi güldür. Bak şimdi, peşin peşin anlaşalım, “Amaaan sende” deme