26.05.2020

Tuz kavanozunun dibinde az biraz tuz kalmış.

Az ama... almak için elimi daldırdım, el kaldı kavanozda.

İyi mi…?

Çek çek... çıkmıyor.

Eşim Bilgi dedi "elini sakatlayacaksın, şimdi uğraşma yemekten sonra bakarız çaresine".

İşe bak, sofraya oturdum, sol el kavanoz.

Ama ben solağım, nasıl olacak bu iş?

"Yavaş yavaş yaparsın, millet neler yapıyor" dedi bizimki.

La havle... Millet neler yapıyormuş?

Sağ elle çatal tutmak da ne zormuş...?

Kavan...

14.10.2016

Ekim başında Toros Dağları’ndaydım yine.

Önümüde Binboğalar Dağları, çevre fırdolayı sedir ağaçları. 
Manzara öyle böyle değil.
Yaşar Kemal satırlarıyla çizilmiş bir dünyada, dere kıyısına uzandık, taze ceviz yiyip muhabbet ediyoruz.

Büyük tatil köylerinde altı yıl barmen olarak çalışmış Mustafa, sonra dönmüş köyüne.
Hep merak etmişimdir barmenlerin hayatını.
Mesela, içip içip derdini döken müşteriye nasıl tepki veriyorlar?
Mes...

16.09.2016

Bir dostumla, Taksim'den Harbiye'ye doğru yürüyoruz.
Ortalıkta dilenen Suriyeli çocuklara "yetti ulan, yettiii, bıktım sizden, s*ktir olun gidin bu ülkeden" diye bağıran bir seyyar satıcıya bizimki kızdı, hem de çok kızdı. "Faşist herif, nefretini çocukların üstüne kusuyor" diye söylendi.
Sonra, bana dönüp, analize başladı "bu Suriyeliler sayesinde, bizim milletin ırkçı yanı ortaya çıktı, hep içlerinde besledikleri o ayrımcı r...

16.06.2016

Diyelim ki, kokoreççisin. 
Nasıl meslek? Şahane...
Tüm gece, elinde satır, önünde bir kesme tahtası, o yoğun dumanın içinde, kokoreç kokuları üstüne sine sine .... taka taka taka ... kes Allah kes....

Sordum bir gün “usta bu kokuya, bu dumana nasıl dayanıyorsun?” 
“Abi hepsi ilk üç gün, dördüncü günde alışıyorsun”
Neymiş, hayat alışkanlıklar ve akışkanlıklar dizisi.

Aslına bakarsan, herşey öyle, en boktan duruma dahi “alışıyorsu...

06.06.2016

Bizim Coşkun aradı geçen gün, araba almış, otobanda gezdirecekmiş beni.
Dedim, “Coşkun başka yer mi yok gezecek?”
Dedi, “abi hele bi gel”.

Gittim ki ne göreyim? Maserati GranCabrio. 
Üstü açık, lacivert, hızlı mı hızlı bir küheylan.
Dedim, “Coşkun nerden buldun bunu?”
Dedi, “Babam sağolsun”
Dedim, “sağolsun tabii de, Baban ruhsatı da verdi mi?”
Dedi, “var ruhsatımız” 
Dedim, “o zaman yürü gidelim”

Çıktık yola.
Şahane bir müzik,...

25.05.2016

Dün bizim Selim geldi, dertli.
Kahramanını kaybetmiş.
"Düşmüştür" dedim, ağlamaya başladı.
Baktım sidiklinin boyu 10 santim kısaldı. 
La havle.
"Ulan oğlum, o kahraman zaten 'düş müştür' demek istedim.
Aaaa... zır da zırrr, ağlıyor oğlan.
O koca beden, içine içine, gömüldü de gömüldü.
Omuzundan yakaladım, zaten kalmış iki parmak. 
"Düş dedim düüüş... sen onu nerede arıyorsun?"

Kahraman önemli. 
Senin, şu taşlı tozlu dünyadaki v...

09.05.2016

Bizim Selim İstanbul'da yedi tepe sayıyor. 
Dedim, İstanbul'un yedi tepesi yok Selim, yorma kendini.
Dedi, nasıl olmaz, şiirler öyle diyor?
Dedim, onlar şiir. Batı Roma yedi tepeliydi, Doğu Roma Bizans'a kurulunca, "ben de Romayım" niyetine kendine yakıştırdı yedi tepeyi.
Dedi, bilmiyordum Roma'nın yedi tepeli olduğunu?
Dedim, aslında Roma da yedi tepeli değil Selim, o yedi tepe Roma'nın kuruluş efsanesindeki Romus ve Romulus...

01.05.2016

Dedim “kimsin?” 
Dedi, adım Selim
Dedim, “sen kimsin Selim?”
Dedi, Selim Alkan, iki çocuk babası, 45 yaşında, 1.80 boyunda, hukukçu, karımın adı Fulya.
Dedim, Fulya’nın kocası, iki çocuk babası, 1.80’lik hukukçu Selim, sen kimsin?
Dedi, Türküm, Müslümanım, Fenerliyim, romantiğim, macera filmlerini severim, Gümüşhane’dir memleketim, hamdolsun taş gibi erkeğim, iki ev, bir araba.
Dedim, taş gibi erkek, Gümüşhaneli Müslüman Türk,...

22.03.2016

(Bir yıl geçmiş üstünden, hey gidi Charles)

Fransız bir arkadaşımla Anadolu'nun bir köyünde düğüne davet edildik. 
Düğün, dernek işlerinden pek haz etmem ama bizim Charles tutturdu, "Türk gelenekleriyle tanışmak istiyorum, gidelim".
Dedim, "oğlum kaşınma."
Dedi, "geleneksel Anadolu düğünü".

Akşam olunca, muhtar bizi otelden aldı. 
Düğün evinin kapısında iki davul, iki zurna. Bir kaç delikanlı, kendi hallerinde halay çekiyorlar.
...

17.01.2016

Adamın biri, bizim köyün yolunda,
elinde şemsiyesi, dört günlük sakalı, bembeyaz, gür ve dağınık saçlarıyla dikiliyordu.

Durduk, bindi arka koltuğa.
“Ben seni tanımadım” dedi.
Dedim, “ben de seni tanımadım”.
Ufuk çizgisine bakıp, sustuk bir süre.

Şehire doğru yaklaşırken, “yavaş git, buranın insanı mal gibidir, atlayıverir yola” dedi.
“Peki!” 
“Geçenlerde tam da burada birini ezdiler, 400 bin lira ödediler kan parası, üstelik ez...

24.07.2015

Fransız bir arkadaşımla Anadolu'nun bir köyünde düğüne davet edildik. 
Düğün, dernek işlerinden pek haz etmem ama bizim Charles tutturdu, "Türk gelenekleriyle tanışmak istiyorum, gidelim".
Dedim, "oğlum kaşınma."
Dedi, "geleneksel Anadolu düğünü".

Akşam olunca, muhtar bizi otelden aldı. 
Düğün evinin kapısında iki davul, iki zurna. Bir kaç delikanlı, kendi hallerinde halay çekiyorlar.
Manzarayı görünce, bizimkinin içi eridi, da...

17.07.2015

Her işin başı "birlik - beraberlik"

Taksim Starbucks'da sıra bekliyorum, Arap olduğunu anladığım, üç çocuklu bir aile, sırayı yoksayıp, lök diye yapıştı tezgaha.
Kızdık tabii...kızdık da ne mi yaptık?
Geleneksel Anadolu söylenme sanatından döktürmeye başladık. 
"Araplar şöyle, Araplar böyle... "
O sırada, kuyruktan bir yabancı çıktı, bizim vıdı vıdı vici performansını hiçe sayarak, bunların yanına gitti, Alman aksanlı ingilizce...

14.07.2015

Bizim arkadaşlara kız istemeye geleceklermiş, "sen de gel, amcası sayılırsın" dediler. 
"Abi" dese, daha ferahlatıcı olurdu ama, olsun davet ciddi.
Heyecan ve sevinçle koştum. 
Ev şahane hazırlanmış, herkes gıcır gıcır.

Zil çaldı, üstü başı toparladık, kızbabası açtı kapıyı.
Baktım damat en önde, elinde uyduruktan bir tutam papatya, pişmiş kelle gibi sırıtıyor.
"Buyuruuun, buyurun efendim, hoş geldiniz"
Oğlanın boynunda bir gök...

20.06.2015

İsa 13 yaşında, Hataylı.
Altı yıldır İstanbul’da. 
Boynunda içi buğday dolu bir torba, güvercinler için yem satıyor Taksim Meydanı’nda.
Sanma ki yem satıyor.

Bir Afrikalı kadın geldi, bir bardak buğday aldı İsa’dan.
Elinde telefon, buğdayı sağa sola serpip, güvercin fotoğrafları çekmeye çalışırken İsa yaklaştı, “give me your phone” diyerek, kadının elinden telefonu aldı.
“sit down” dedi, kadını çömeltti.
Kendi de karşısında çöm...

30.01.2015

Izmir'de güneşli ve ılık denilebilecek harika bir havada, harika bir toplantı sonrası, büyük bir heyecanla havaalanı yoluna koyuldum.
Yarın da Samsun da, harika bir toplantıya katılacağım.
Davos’u bu yıl kaçırdım, sağlık olsun.

Hooop, THY’den bir mesaj “sayın yolcumuz, Ankara'daki hava durumu nedeniyle, İzmir Ankara uçuşunuz iptal”. 
İnsan Izmir'de olunca, ‘tüm dünya İzmir gibidir’ ruh haline giriveriyor haliyle.

THY iptal ise,...

Please reload

öne çıkanlar

gerçeği inşa eden yalanlarımız.

1/7
Please reload

en yeniler
Please reload

arşiv
Please reload

etiketler
takip edin: