

Oyalanma Çağı’na Girdik
Aydınlanma Çağı bitti, Oyalanma Çağı’na-hoş geldik. Nedir fark? Haydi gel, adım adım bakalım. Kısaca söyleyeyim, bireyin gerçek sandığı ile bağlarının neredeyse tümüyle koptuğu, bağlanma sorunu yaşadığı, eylemsiz ve amaçsız kaldığı döneme Oyalanma Çağı diyorum. Evet, na-hoş bir şey. Bu çağda bilgi bireyin birlikte, emek verip, deneyimleyerek ürettiği bilgi değil, bireyi üretkenlikten çıkartıp, edilgenleştiren, hazır bilgi. Yine bu çağda süreç yok, imgeler var ve en önem


Dil Klişesi: Kalem Kırıldı – Ferman Yazıldı
Önce bir küçük not: Beyin enerji harcarken cimridir. Belirsizlikle, boşlukla uğraşmaktansa, tekrar tekrar kat edilen, bilinen-güvenli yollarda seyahet etmeyi tercih eder. Bir kalıp 3-4 kez tekrarlanınca, serotonin yükselir, sinaptik bağlar kalıcılaşır. Otomatikleşir, rahatlar, enerjiyi korur… Sonra? Sonra, kalkar onu içine çeken dilin esiri olur. Konuya döneceğiz ama önce, şu arkaik kozmolojinin bahçesinde biraz kazı yapalım. Duymuşsundur, eskiden hakim ölüm cezası verince


